BAKMA BANA ÖYLE

Mustafa Nuri Gürsoy

25 Kasım 2018
Mustafa Nuri Gürsoy

Müslüm Gürses'ten "Bakma Bana Öyle" şarkısını dinliyorum; şampiyonluk özlemini içine kataraktan.
Diyorki şarkı;
Hasret* yollarında geçerken ömrüm.
Birde senden hasret gelmesin bana.
Olmasın bu aşk başlamasın bu sevda.
Birde senden hasret gelmesin bana.!

Kederliyim ve kederimden ne yazacağımı ne diyeceğimi bilemiyorum.
Mağlubiyet, mahcubiyeti de yüklüyormuş omuzlara,
Kalem yazmaz oluyormuş o sıra.
Bakma Bana Öyle!
Mağlubiyetle gelip bir de.
Bakma Bana Öyle.
Hayat arabesk, futbol öyle, sonuç böyle..
"Bakma Bana Öyle"
Ve Fakat.
Yazım Şöle;!!!
Giresun karşılaşmasından bu yana Boluspor'un oyununu beğenmiyorum dediğimi gün gibi hatırlıyorum.
Giresun karşılaşmasından bu yana ara ara bahsediyorum.
Boluspor'un oyun kurgusu ile ezberine almış olduğu sistem, takımı ister istemez pozisyonların içine zaten itiyor.
Ve Fakat
Tüm futbolculara sirayet eden farklı enfeksiyonlar, bir çoğunda zaten var olan beceriksizlikler, özgüven kaynaklı hatalar,
Boluspor'u skordan  uzak tutmaya yetiyor da, artıyor bile.

Sıkıldım.
Aynı şeyleri yazmaktan yoruldum.
Her hafta haklı çıkmaktan, benzer satırları yazmaktan gına geldi.
Bu takımın orta sahası yok.
Heyecanı yok.
Yaratıcı oyuncusu yok.
Sonuca etki edecek kalitede ayakları noksan.
Orta saha farklı karakterlerde ve farklı kapasiteleri olan oyunculardan kurulu.
Boluspor takım olmaktan uzaklaşıyor, denk takımlarla baş etmekte zorlanıyor.
Şaşırıyor, anlık ve önlemi alınamaz savrulmalar yaşıyor. Sistem de bir yere kadar işliyor, sonra insan faktörü mühim tabii.
Bu savrulmayı önleyecek, şöle paletli, patentli, psikolojisi kuvvetli, atik, tetik, atletik bir oyuncumuz yok.
Yetenekleri sınırlı futbolcuların, eşit dahi olsalar; iyi hazırlanmış takımlara karşı direnç göstermeleri zor.
Saç baş yolmaya ayırdıkları zamanlarını, tekniklerini ve gol vuruşlarını geliştirmeye ayırmalılar ki.! sonuç istedikleri gibi olsun.
Takım ezberine aldığı sistem ve antrenmanlarda çok tekrarladığı  oyun yapısı ile bir şeyler yapmaya çalışıyor.
Ama bu tek başına asla yeterli değil. Teknik heyet mazaret değil, katma değer ve marifet üretmeli.
Boluspor, ilk on birinden, herhangi iki oyuncusu eksik olunca savruluyor.
Giresunspor karşılaşmasında İshak Çakmak ve Uğur Akdemir yoktu.
İki puan bıraktık sahamızda.
G.Gaziantep FK karşılaşmasında Yusuf Emre Gültekin ve İshak Çakmak yoktu.
Üç puan bıraktık deplasmanda.
8 Ekim 2018 tarihli "TRAJİKOMİK" başlıklı yazımda;
Girdiğiniz pozisyonların iki katı kadar pas hatası yapar, halkalar arası koordinasyonu sağlayamazsanız  sonuç almanız asla mümkün olmaz.
Aksine takımın moralini bozar ve teknik ve taktik uygulamalar yerini bulmaz olur.
Enfeksiyon gibi takımı sarar.
Birer acemi mangası oluverirsiniz..Özgüven para etmez, sahada meteliğe kurşun atar olursunuz"
demiştik.

Bugün..
Tarih 25 Kasım 2018
Enfeksiyon dediğim vakıa o günden bu yana tam 11 (onbir) puanımızı yedi bitirdi.
Daha ileride önümüze çıkacak olan bakterileri saymıyorum bile.
30 Ekim 2018 de deplasmanda 3-1 yendiğimiz İstanbulspor,
Yenemediğimiz Gençlerbirliği takımını daha dün 2-0 gibi net bir skorla yenebiliyor.
Puan olarak uzak ara altımızda olanlar sıralamada üstümüze çıkarken,
İddiası olmayanlar yanımıza gelmeye başladı.
Takıma,
Oyunculara,
Teknik heyete
Yönetime hiç bir eleştiri getirmeyeceğim.
Elzem ve kıymetli yedek oyuncularımıza en gerekli olduğu bugünlerde, nerede bunlar demeyeceğim.
İlk on biri neden zorlamıyorlar diye küsmeyeceğim.
Yerel bir spor yazarı olarak ne yazacağımı şaşırdım.
Takımı izlesem bir ayrı, izlemesem bir ayrı.
Karşılaşmayı TV'den izledim.
Galip gelemeyince,
Galip gelecek oyunu ve sinyalleri alamayınca insanın canı sıkılıyor.

Bi gariplik var diyorsun.
Maçtan sonra iki teknik adam tarafından yapılan açıklamalar, daha bir garibime gidiyor.
Yahu, biz başka bir maç mı izledik acaba dedirtecek kadar oluyorum.
Onun için bu futbol denen oyunun doğrusu yok.
Eğrisi var.
Bir de yuvarlağı..
Doğrusunu bulan da yok zaten.
Herkes kendi penceresinden bakıncasın haklı.
G.Gaziantep FK TD'si;
"Oyunun geneline baktığımızda da devamlı gol atmak isteyen bir Gazişehir vardı.
Boluspor Antrenörü;
"Aslına bakarsanız Gazişehir’in oyunda bir ağırlığı yoktu"
G.Gaziantep FK TD'si;
Özellikle ilk yarı golü isteyen bir takım olduk.
Boluspor Antrenörü;
Oyunu domine eden takım bizdik.
G.Gaziantep FK TD'si;
Çok hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. Skor daha farklı da olabilirdi.
Boluspor Antrenörü;
İkinci yarıda oyunu dengeledik ve iyi oynadık.
G.Gaziantep FK TD'si;
İnanılmaz istediler, inanılmaz mücadele ettiler.
Boluspor Antrenörü;
İnşallah içeride telafi edeceğiz
Futbolda mazeretler ve bahaneler bitmez.
Bu gidişle;
Bireysel sporları ve/veya salon sporlarını izlemeye gideceğim.
Basketbol var.
Voleybol var.
Tenis var.
Hentbol var.
Okçuluk var.
Bolu'da olmayan yapılmayan spor yok gibi.
Kış vakti yüzme bile var.
Panellere gidebilirim mesela.
Nitekim;
Bolu Spor Lisesi Müdürü Çetin Akçay'ın daveti ile Ersin Düzen, Ali Gültiken, Halim Okta ve Bora Günaydın'ın konuşmacı oldukları panele katıldım.
Gelen konuşmacılara ne VAR ne YOK diye de takıldım.
Panel'de;
Hır yok, gür yok.
Kaybeden de yok.
Bilgi daima kazanıyor.

1282 kez okundu.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

Yorum ekleyebilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor
  • Yorumcuların Dikkatine...
  • İmlası çok bozuk,
  • Büyük harfle yazılan,
  • Habere değil yorumculara yönelik,
  • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
  • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
  • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
  • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
  •  
  • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
Yazarin diğer yazıları
0.044967889785767